6 Eylül 2012 Perşembe

BU NASIL AÇIKLAMA

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ise olayın kesinlikle bir sabotaj veya terör saldırısı olmadığının altını çizerken patlamanın kaza nedeniyle gerçekleştiğini vurguladı.

Eroğlu acı olay sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, “Tamamen bir kaza neticesi, muhtemelen bir el bombasının yere düşmesi neticesinde bir patlama. Burası bir cephanelik, zaman zaman olabiliyor böyle kazalar” dedi.
...

Zaman zaman böyle olabılıyor ne demek ! Nasıl bir acıklama bu böyle ? 25 kişi hayatını kaybetmiş senin yaptığın açıklamaya bak !!! 

23 Ağustos 2012 Perşembe

DIFFERENT


Birbirimize bir kirpi toplulugu kadar yakın olamadık bir türlü !
...

Sen siyahsın ben beyaz
Sen sağsın ben sol
Sen alevisin ben sünni
Sen Kürtsün ben Türk
Sen x sin ben y
Sen herşeysin ben hiçbirşey
...

Ne kadar da farklı yanlarımız varmıs hey Allah'ım ! 
Kavuşamıyoruz birbirimize bir türlü, ey insanlık !

VATANDAŞLIK MADDESİ

Allah aşkına Ertugrul Özkök bu nereden çıktı şimdi ?
Bu tarz yazıları farklı bir kimlikle farklı bir köşede halletsen iyi olur. Mesela Kelebek de yayınlanabilir bu tarz bir yazı... Selda Bağcan'ı  bu tür bir işe nasıl karıştırırsın ki !

Bırak herkes kendi işini yapsın.

Yazının devamını buradan okuyabilirsiniz.



9 Ağustos 2012 Perşembe

BU İŞTE BİR TERSLİK VAR GİBİ

Myammar a yardım götürülüyor yüksek mevkiilerdeki kisiler tarafından. Ne güzel, dünyanın her yerine ulasıp bir sekilde yardım edebiliyoruz darda kalanlara zorda kalanlara. Buna itirazımız yok elbette.

Lakin, ne icin yapıldıgı belli olmayan ve senelerce süren hemde sınırlarımızın icinde devam eden bir savasta yaralanan onbasımızı otobüsle yaralı bir halde gönderme terbiyesizligini yapıyorsak...İşte tam burada Myammar a gösterilen hassasiyeti beklerdik...


Evet terbiyesizlik bu baska birsey değil...

Bu işte bir terslik var gibi !

8 Ağustos 2012 Çarşamba

CİBRAN'DAN...

Buyrun Halil Cibran okuyalım beraber ;

Bin yıl önce Lübnan' ın yamaçlarından birinde iki filozof karşılaştı ve biri öbürüne dedi, ''Nereye gidiyorsun ? '' Ve öbürü yanıtladı. '' Bu tepelerin ardında bulunduğunu bildiğim sonsuz gençlik çeşmesini arıyorum. Çeşmenin güneşe yöneldiğini söyleyen bazı yazılar buldum. Ya sen, ne arıyorsun ? '' İlk adam yanıtladı, ''Ben ölümün gizemini arıyorum.''

Ondan sonra iki filozof da diğerini kendi ilminden yoksun olduğunu söyleyerek tartışmaya, birbirlerini tinsel körlükle suçlamaya koyuldular. ...

Bir yabancı yanlarına yaklaştı ve dedi, ''Efendiler; sanırım ikiniz de gerçekte aynı felsefe okuluna bağlısınız ve aynı şeyden sözediyorsunuz yalnız farklı sözcükler kullanıyorsunuz..