20 Şubat 2012 Pazartesi

KEHANET

Metellus'un kızı Cecillia, kızkardesinin kızını evlendirmek istiyordu; iki kadın, kadim geleneklere uygun olarak, bir takım kehanetler bulma umuduyla bir tapınaga cekildiler. Kız ayakta duruyordu, Cecillia ise oturuyordu; uzun bir süre tek bir söz bile isitilmeden gecti. Yegen yorgun düstü ve Cecillia'ya,

" Biraz oturmama izin verir misin ? " dedi.

" Elbette canım " dedi Cecillia,

" Lütfen benim yerime gec."

Bu sözler kehaneti tayin etti; Cecillia bir süre sonra öldü ve yegen onun dul esiyle evlendi...

30 Ocak 2012 Pazartesi

ÖLÜMÜ DÜSÜNMEK

Ne kırmızı sevinclerin, ne de beyaz gülüşlerin avutmadığı
sıcak bir yaz akşamında, gözler isminin bas harfine odak, parmaklar digerlerine uzak ölümü düsünüyorum.

Yasam maskesinin ardına apacık saklanarak, sahte bir beden, incecik bir ruhla, direnmeye calısan ama yenilen, yenildikce dibe vuran ince bir gururla ölümü düsünüyorum.

2008

HÜZÜN RENGi

Ta ki uzak diyarlarda, sancılı ve karanlık rüyalar görüncege degin uykulardan uyanmak. Nafile bekleyislerin canını sıkmasını beklemek, uzunca bir yolun baslangıcı olsa gerek.

Bugün hüznün rengi, sarı ve kırmızıydı. Turuncuydu.

MAyıs 2008

NUAYME

Birbirimize bir kaç aşk kadar
geç kalmış olmasaydık

...

Ruhum bana dün geldiğinde,
acılardan şikayet ederek,
ruhumun ruhuna bir sır fısıldadım:
şarkı söyle ey ruh, feryat etme! dedim

Bir şarkıdır bütün bir ömür,
ondan dinlediğin senin söylediğindir;
Yaşam bir tarladır, ekilir, biçilir;
ekip biçtiğin ona emanet ettiğindir.

Mihail Nuayme